NADPH ve G6PD Eksikliği
NADPH, pentoz fosfat yolunun oksidatif fazında üretilen ve hücresel indirgen güç sağlayan temel koenzimdir. Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz, pentoz fosfat yolunun ilk ve hız sınırlayıcı enzimi olarak glukoz-6-fosfattan NADPH üretimini başlatır. NADPH; indirgenmiş glutatyonun korunması, oksidatif stresin azaltılması, yağ asidi ve kolesterol sentezi, sitokrom P450 reaksiyonları, nitrik oksit sentezi ve fagositlerde solunumsal patlama için gereklidir. Eritrositler mitokondri içermediği için NADPH üretiminde büyük ölçüde pentoz fosfat yoluna bağımlıdır. G6PD eksikliğinde NADPH üretimi azalır, indirgenmiş glutatyon yeterince korunamaz ve eritrositler oksidatif hasara duyarlı hale gelir. Enfeksiyonlar, bakla tüketimi, oksidan ilaçlar ve yoğun oksidatif stres hemolitik atağı tetikleyebilir. Klinik olarak akut hemolitik anemi, sarılık, koyu renkli idrar, halsizlik, solukluk ve yenidoğan hiperbilirubinemisi görülebilir. Laboratuvarda hemoglobin düşüklüğü, retikülositoz, LDH ve indirekt bilirubin artışı, haptoglobin azalması, periferik yaymada ısırık hücreleri ve Heinz cisimcikleri saptanabilir.
Tanım
NADPH, hücrede indirgen güç sağlayan temel koenzimlerden biridir. Pentoz fosfat yolunun oksidatif fazında üretilir ve özellikle antioksidan savunma, indirgen biyosentez, sitokrom P450 reaksiyonları, nitrik oksit sentezi ve fagositlerde solunumsal patlama gibi süreçlerde görev alır. NADPH’nin en önemli kaynaklarından biri, glukoz-6-fosfatın pentoz fosfat yoluna girmesiyle başlayan oksidatif fazdır.
Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz, pentoz fosfat yolunun ilk ve hız sınırlayıcı enzimidir. Bu enzim glukoz-6-fosfatı 6-fosfoglukono-δ-laktona dönüştürürken NADP⁺’ı NADPH’ye indirger. Böylece hücre, oksidatif stresle mücadele ve indirgen biyosentez için gerekli NADPH havuzunu oluşturur.
G6PD eksikliği, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz enziminin kalıtsal aktivite azalmasıdır. En önemli klinik etkisi eritrositlerde görülür. Eritrositler mitokondri içermediği için NADPH üretiminde büyük ölçüde pentoz fosfat yoluna bağımlıdır. G6PD eksikliğinde NADPH üretimi azalır, indirgenmiş glutatyon yeterince korunamaz ve eritrositler oksidatif hasara duyarlı hale gelir. Bu durum özellikle enfeksiyonlar, oksidan ilaçlar, bakla tüketimi ve yoğun oksidatif stres sonrasında akut hemolitik ataklara yol açabilir.
Görsel Açıklaması
Görselde NADPH üretimi, glutatyon döngüsü ve G6PD eksikliğinin hemolitik anemiye nasıl yol açtığı basamaklar halinde gösterilmiştir. İlk bölümde pentoz fosfat yolunun başlangıç reaksiyonu yer alır. Glukoz-6-fosfat, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz aracılığıyla 6-fosfoglukono-δ-laktona dönüştürülürken NADP⁺, NADPH’ye indirgenir. Bu reaksiyon pentoz fosfat yolunun oksidatif fazındaki ilk ve hız sınırlayıcı basamaktır.
İkinci bölümde NADPH’nin temel görevleri özetlenmiştir. NADPH; glutatyonun indirgenmiş halde tutulması, yağ asidi ve kolesterol sentezi, sitokrom P450 reaksiyonları, fagositlerde solunumsal patlama, nitrik oksit üretimi ve hücresel redoks dengesinin korunması için gereklidir.
Üçüncü bölümde eritrositte antioksidan savunma döngüsü gösterilmiştir. Reaktif oksijen türleri ve hidrojen peroksit, glutatyon peroksidaz aracılığıyla etkisiz hale getirilir. Bu süreçte indirgenmiş glutatyon okside glutatyona dönüşür. Okside glutatyonun tekrar indirgenmiş glutatyona çevrilmesi için glutatyon redüktaz NADPH kullanır. Böylece NADPH, eritrositlerde glutatyon sisteminin sürekliliğini sağlar.
Dördüncü bölümde G6PD eksikliğinin patogenezi gösterilmiştir. G6PD aktivitesi azaldığında NADPH üretimi düşer. NADPH azalınca indirgenmiş glutatyon düzeyi korunamaz. Bunun sonucunda oksidatif stres artar, hemoglobin oksidatif hasara uğrar, Heinz cisimcikleri oluşur, eritrosit membranı zedelenir ve dalakta bu hasarlı bölgelerin uzaklaştırılmasıyla ısırık hücreleri meydana gelebilir. Sürecin ilerlemesi akut hemolitik anemi ile sonuçlanabilir.
Beşinci bölümde hemolitik atağı tetikleyebilen durumlar gösterilmiştir. Enfeksiyonlar, bakla tüketimi, primaquin, dapson, sulfonamidler, nitrofurantoin ve bazı diğer oksidan ilaçlar G6PD eksikliği olan bireylerde hemoliz riskini artırabilir. Klinik bulgular arasında halsizlik, solukluk, sarılık, koyu renkli idrar ve yenidoğan sarılığı yer alır. Laboratuvarda hemoglobin düşüklüğü, retikülositoz, LDH artışı, indirekt bilirubin artışı, haptoglobin azalması ve periferik yaymada Heinz cisimcikleri veya ısırık hücreleri görülebilir.
Akademik Açıklama
NADPH, hücresel redoks metabolizmasının merkezinde yer alan indirgenmiş bir koenzimdir. NADH çoğunlukla enerji üretimi ve oksidatif fosforilasyonla ilişkiliyken, NADPH daha çok indirgen biyosentez ve antioksidan savunma süreçlerinde kullanılır. Bu ayrım, hücre içi metabolik iş bölümünün önemli bir parçasıdır.
Pentoz fosfat yolunun oksidatif fazı, NADPH üretiminin başlıca kaynaklarından biridir. Bu yol özellikle karaciğer, yağ dokusu, adrenal korteks, gonadlar, laktasyon dönemindeki meme dokusu ve eritrositlerde önemlidir. Karaciğer ve yağ dokusunda NADPH, yağ asidi ve kolesterol sentezi için kullanılır. Adrenal korteks ve gonadlarda steroid hormon sentezine katkı sağlar. Eritrositlerde ise temel işlevi oksidatif strese karşı koruyucu glutatyon sistemini desteklemektir.
Eritrositler oksijen taşıyan hücrelerdir ve bu nedenle sürekli oksidatif stresle karşılaşırlar. Buna karşın mitokondri içermedikleri için birçok alternatif redoks kaynağından yoksundurlar. Bu nedenle eritrositlerde NADPH üretimi büyük ölçüde G6PD aktivitesine ve pentoz fosfat yolunun oksidatif fazına bağlıdır. G6PD aktivitesi yetersiz olduğunda eritrositlerin oksidatif stres karşısındaki dayanıklılığı azalır.
G6PD eksikliği X kromozomuna bağlı kalıtılan yaygın bir enzim eksikliğidir. G6PD genindeki varyantlar enzim stabilitesini veya aktivitesini azaltabilir. Enzim aktivitesi düşük olan eritrositler oksidan maruziyet sonrasında hemoglobin ve membran proteinlerinde oksidatif hasara uğrayabilir. Hasarlı hemoglobin agregatları Heinz cisimcikleri olarak adlandırılır. Dalak makrofajları bu hasarlı alanları uzaklaştırdığında periferik yaymada ısırık hücreleri görülebilir.
G6PD eksikliği olan bireylerin çoğu asemptomatik olabilir. Klinik bulgular genellikle oksidatif stres tetikleyicileriyle ortaya çıkar. Enfeksiyonlar, bazı ilaçlar, bakla tüketimi ve yenidoğan dönemi hiperbilirubinemisi klinik açıdan önemlidir. Hemoliz çoğu zaman ani başlangıçlıdır ve tetikleyiciden saatler veya günler sonra belirginleşebilir.
Metabolizma / Fizyoloji
Pentoz fosfat yolunun oksidatif fazı glukoz-6-fosfat ile başlar. Glukoz-6-fosfat, G6PD aracılığıyla 6-fosfoglukono-δ-laktona oksitlenir. Bu reaksiyonda NADP⁺ elektron alıcısı olarak görev yapar ve NADPH oluşur. Bu basamak geri dönüşümsüzdür ve yolun hız sınırlayıcı noktasıdır.
Oksidatif fazın devamında 6-fosfoglukono-δ-lakton, 6-fosfoglukonolaktonaz aracılığıyla 6-fosfoglukonata hidrolize edilir. Ardından 6-fosfoglukonat dehidrogenaz, 6-fosfoglukonatı ribuloz-5-fosfata dönüştürürken ikinci NADPH molekülünü oluşturur ve CO₂ açığa çıkarır. Böylece bir glukoz-6-fosfat molekülünün oksidatif faza girmesi sonucunda iki NADPH elde edilir.
NADPH eritrositlerde glutatyon döngüsünün sürekliliği için gereklidir. Glutatyon peroksidaz, hidrojen peroksit ve organik peroksitleri indirgenmiş glutatyon kullanarak etkisiz hale getirir. Bu sırada indirgenmiş glutatyon okside glutatyona dönüşür. Glutatyon redüktaz ise NADPH kullanarak okside glutatyonu tekrar indirgenmiş glutatyona çevirir.
Bu döngü eritrosit için kritik öneme sahiptir. Çünkü eritrositte çekirdek ve mitokondri yoktur; protein yenileme kapasitesi sınırlıdır ve oksidatif hasarın onarımı diğer hücrelere göre daha kısıtlıdır. NADPH üretiminin azalması eritrosit membranı ve hemoglobini oksidatif hasara açık hale getirir.
NADPH, eritrosit dışındaki hücrelerde de önemli görevler üstlenir. Yağ asidi sentezinde asetil-KoA’dan yağ asidi üretimi için indirgen güç sağlar. Kolesterol ve steroid sentezinde redüksiyon basamaklarına katkıda bulunur. Karaciğerde sitokrom P450 sistemleri için elektron kaynağı olarak kullanılır. Fagositlerde NADPH oksidaz aracılığıyla reaktif oksijen türlerinin üretiminde görev alır.
Görev Alan Enzimler ve Proteinler
Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz, pentoz fosfat yolunun oksidatif fazındaki ilk ve hız sınırlayıcı enzimdir. Glukoz-6-fosfatı 6-fosfoglukono-δ-laktona dönüştürürken NADP⁺’ı NADPH’ye indirger. G6PD eksikliğinde eritrositlerin oksidatif strese dayanıklılığı azalır.
6-fosfoglukonolaktonaz, 6-fosfoglukono-δ-laktonu 6-fosfoglukonata hidrolize eden enzimdir. Oksidatif fazın ara basamağında görev alır.
6-fosfoglukonat dehidrogenaz, 6-fosfoglukonatı ribuloz-5-fosfata dönüştürür. Bu reaksiyonda NADPH oluşur ve CO₂ açığa çıkar.
NADP⁺, oksidatif fazda elektron alıcısı olarak görev yapan oksitlenmiş koenzimdir. NADP⁺ düzeyi arttığında G6PD aktivitesi desteklenir.
NADPH, pentoz fosfat yolunun oksidatif fazında üretilen indirgenmiş koenzimdir. Glutatyon sistemi, indirgen biyosentez, sitokrom P450 reaksiyonları ve NADPH oksidaz aktivitesi için kullanılır.
Glutatyon redüktaz, okside glutatyonu NADPH kullanarak indirgenmiş glutatyona dönüştüren enzimdir. Eritrosit antioksidan savunmasında kritik rol oynar.
Glutatyon peroksidaz, hidrojen peroksit ve organik peroksitleri indirgenmiş glutatyon kullanarak su veya ilgili alkollere indirger. Bu enzim selenyum içeren bir antioksidan enzimdir.
İndirgenmiş glutatyon, hücre içinde oksidatif hasara karşı koruyucu temel antioksidanlardan biridir. Eritrositlerde hemoglobin ve membran proteinlerini oksidatif hasardan korur.
Okside glutatyon, indirgenmiş glutatyonun peroksitleri detoksifiye etmesi sırasında oluşan formudur. Glutatyon redüktaz tarafından tekrar indirgenmiş forma çevrilir.
NADPH oksidaz, fagositlerde mikroorganizmaların öldürülmesine katkı sağlayan reaktif oksijen türlerinin üretiminde NADPH kullanan enzim kompleksidir.
Sitokrom P450 sistemi, özellikle karaciğerde ilaç ve ksenobiyotik metabolizmasında görev alan enzim sistemidir. Bu sistemde elektron aktarımı için NADPH gereklidir.
Klinik Önemi
G6PD eksikliği, eritrositlerin oksidatif strese duyarlılığını artıran önemli bir kalıtsal enzim eksikliğidir. Klinik tablo genellikle tetikleyici bir oksidatif stres sonrası akut hemolitik anemi şeklinde ortaya çıkar. Enfeksiyonlar, bazı ilaçlar, bakla tüketimi ve kimyasal oksidanlar en önemli tetikleyiciler arasında yer alır.
Akut hemolitik atakta halsizlik, solukluk, taşikardi, sarılık, koyu renkli idrar, sırt veya karın ağrısı görülebilir. Hemoliz ağır olduğunda anemi belirginleşebilir ve nadiren ciddi klinik tablo gelişebilir. Çoğu olguda tetikleyici ortadan kaldırıldığında hemoliz sınırlanır.
Yenidoğan döneminde G6PD eksikliği hiperbilirubinemi riskini artırabilir. Bu durum ağır olgularda kernikterus riski nedeniyle klinik açıdan önemlidir. Bu nedenle yenidoğan sarılığı olan ve risk faktörü bulunan bireylerde G6PD eksikliği düşünülmelidir.
G6PD eksikliği olan bireylerde bazı ilaçlar hemolitik atağı tetikleyebilir. Primaquin, dapson, nitrofurantoin, rasburikaz ve bazı sulfonamid grubu ilaçlar klinik bağlama göre risk oluşturabilir. Ancak ilaç riski varyanta, doza, eşlik eden enfeksiyona ve bireysel enzim aktivitesine göre değişebilir. Bu nedenle ilaç kullanımı klinik kılavuzlar ve hekim değerlendirmesiyle planlanmalıdır.
G6PD eksikliği sıtma ile ilişkili evrimsel seçilim açısından da önemlidir. Bazı G6PD varyantlarının sıtma enfeksiyonuna karşı kısmi koruyuculuk sağlayabildiği düşünülmektedir. Bu nedenle eksiklik, sıtmanın tarihsel olarak yaygın olduğu bölgelerde daha sık görülür.
Metabolik Aktiviteyi Artıran Koşullar
NADPH gereksinimi arttığında pentoz fosfat yolunun oksidatif fazı daha aktif hale gelir. Oksidatif stres, peroksitlerin artışı ve indirgenmiş glutatyon ihtiyacının yükselmesi G6PD üzerinden NADPH üretimini artırmaya yönelik metabolik basınç oluşturur.
Eritrositlerde oksidatif stresin arttığı durumlarda NADPH ihtiyacı belirginleşir. Enfeksiyonlar sırasında inflamatuvar yanıt ve oksidan moleküllerin artışı hemolitik atağı tetikleyebilir. Bu nedenle enfeksiyonlar G6PD eksikliğinde en sık hemoliz tetikleyicilerinden biridir.
Karaciğer, yağ dokusu ve steroid sentezi yapan dokularda indirgen biyosentez arttığında NADPH gereksinimi artar. Yağ asidi sentezi, kolesterol sentezi ve steroid hormon sentezi NADPH tüketen süreçlerdir.
Fagositlerde mikroorganizma öldürme sırasında NADPH oksidaz aktivitesi artar. Bu süreçte NADPH, reaktif oksijen türlerinin kontrollü üretiminde kullanılır.
Oksidan ilaçlara veya kimyasallara maruz kalma, eritrositlerde glutatyon sisteminin yükünü artırır. G6PD aktivitesi normal bireylerde bu stres daha iyi tolere edilirken, G6PD eksikliği olan bireylerde NADPH üretimi yetersiz kalabilir.
Metabolik Aktiviteyi Azaltan Koşullar
G6PD aktivitesinin genetik olarak düşük olması, oksidatif fazın NADPH üretim kapasitesini azaltır. Bu durum özellikle eritrositlerde önemlidir; çünkü eritrositlerin NADPH için alternatif kaynakları sınırlıdır.
NADPH düzeyinin yüksek olduğu durumlarda G6PD aktivitesi geri bildirim yoluyla baskılanabilir. Fizyolojik olarak bu mekanizma gereksiz NADPH üretimini sınırlar. Ancak G6PD eksikliğinde sorun, NADPH fazlalığı değil, stres anında yeterli NADPH üretilememesidir.
Yaşlı eritrositlerde G6PD aktivitesi daha düşüktür. Eritrositler çekirdeksiz oldukları için yeni enzim sentezleyemezler. Bu nedenle yaşlanan eritrositler oksidatif strese daha duyarlı hale gelir. Hemolitik ataklarda en düşük enzim aktivitesine sahip yaşlı eritrositler daha kolay yıkılır.
Ağır hemoliz sonrasında dolaşımda genç eritrositler ve retikülositler artar. Retikülositlerde G6PD aktivitesi daha yüksek olabileceği için akut atak döneminde ölçülen enzim aktivitesi yanıltıcı şekilde normal bulunabilir.
Oksidatif faza glukoz-6-fosfat girişinin azalması da NADPH üretimini sınırlayabilir. Ancak klinik G6PD eksikliğinde temel belirleyici genetik enzim aktivitesi ve oksidatif stres yüküdür.
Laboratuvar Yorumu
G6PD eksikliği değerlendirmesinde temel test G6PD enzim aktivitesinin ölçülmesidir. Kantitatif enzim aktivite testleri tanıda daha güvenilir kabul edilir. Sonuçlar yaş, cinsiyet, retikülosit oranı, akut hemolitik atak zamanı ve yakın dönemde kan transfüzyonu öyküsü dikkate alınarak yorumlanmalıdır.
Akut hemolitik atak sırasında G6PD aktivitesi yanlış normal bulunabilir. Bunun nedeni düşük enzim aktivitesine sahip yaşlı eritrositlerin hemolize uğraması ve dolaşımda G6PD aktivitesi daha yüksek olan genç eritrositler ile retikülositlerin kalmasıdır. Klinik şüphe devam ediyorsa test hemoliz düzeldikten sonra tekrarlanmalıdır.
Hemolitik atakta tam kan sayımında hemoglobin düşebilir. Retikülosit sayısı artabilir. LDH ve indirekt bilirubin yükselirken haptoglobin azalabilir. İdrarda hemoglobinüri veya koyu renkli idrar görülebilir. Periferik yaymada ısırık hücreleri izlenebilir. Heinz cisimcikleri özel supravital boyalarla gösterilebilir.
Yenidoğan sarılığı olan olgularda bilirubin düzeyleri, hemoliz bulguları ve klinik risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir. G6PD eksikliği yenidoğan hiperbilirubinemisinin önemli nedenlerinden biri olabilir.
Genetik testler, G6PD varyantının belirlenmesinde kullanılabilir. Ancak enzim aktivitesi ölçümü klinik tanıda temel yaklaşımlardan biridir. Kadın heterozigotlarda X kromozomu inaktivasyonu nedeniyle enzim aktivitesi değişken olabilir; bu nedenle sonuçlar dikkatli yorumlanmalıdır.
Kısaltmalar ve Açılımları
NADPH: Nikotinamid adenin dinükleotid fosfatın indirgenmiş formu — İndirgen biyosentez ve antioksidan savunmada kullanılan temel redükleyici koenzimdir.
NADP⁺: Nikotinamid adenin dinükleotid fosfatın oksitlenmiş formu — Pentoz fosfat yolunun oksidatif fazında elektron alıcısı olarak görev yapar.
G6PD: Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz — Pentoz fosfat yolunun ilk ve hız sınırlayıcı enzimidir; NADPH üretimini başlatır.
G6P: Glukoz-6-fosfat — G6PD enziminin substratı olan ve pentoz fosfat yoluna girebilen glukoz metabolitidir.
PPP: Pentoz fosfat yolu — Glukoz-6-fosfattan NADPH ve pentoz fosfatların üretildiği sitozolik metabolik yoldur.
GSH: İndirgenmiş glutatyon — Eritrositleri ve diğer hücreleri oksidatif hasara karşı koruyan antioksidan moleküldür.
GSSG: Okside glutatyon — GSH’nin oksidatif stresle mücadele sırasında oluşan okside formudur; NADPH kullanılarak tekrar GSH’ye indirgenir.
GPx: Glutatyon peroksidaz — Hidrojen peroksit ve organik peroksitleri GSH kullanarak detoksifiye eden enzimdir.
GR: Glutatyon redüktaz — GSSG’yi NADPH kullanarak GSH’ye dönüştüren enzimdir.
ROS: Reaktif oksijen türleri — Hidrojen peroksit, süperoksit ve hidroksil radikali gibi oksidatif hasara yol açabilen moleküllerdir.
H₂O₂: Hidrojen peroksit — Eritrositlerde glutatyon sistemi tarafından detoksifiye edilen oksidan moleküldür.
LDH: Laktat dehidrogenaz — Hemoliz ve doku hasarında serum düzeyi artabilen enzimdir.
Hb: Hemoglobin — Eritrositlerde oksijen taşıyan proteindir; hemolitik ataklarda düzeyi düşebilir.
CO₂: Karbondioksit — Pentoz fosfat yolunun oksidatif fazında 6-fosfoglukonat dehidrogenaz basamağında açığa çıkan üründür.
X’e bağlı: X kromozomu üzerinden kalıtılan genetik geçiş biçimini ifade eder; G6PD eksikliği çoğunlukla X’e bağlı kalıtım gösterir.
Kaynakça
- Rodwell VW, Bender DA, Botham KM, Kennelly PJ, Weil PA. Harper’s Illustrated Biochemistry. 32nd ed. New York: McGraw Hill; 2023.
- Nelson DL, Cox MM, Hoskins AA. Lehninger Principles of Biochemistry. 8th ed. New York: W. H. Freeman/Macmillan Learning; 2021.
- Abali EE, Cline SD, Franklin DS, Viselli SM. Lippincott Illustrated Reviews: Biochemistry. 8th ed. Philadelphia: Wolters Kluwer; 2021.
- Cappellini MD, Fiorelli G. Glucose-6-phosphate dehydrogenase deficiency. Lancet. 2008;371(9606):64-74.
- Luzzatto L, Ally M, Notaro R. Glucose-6-phosphate dehydrogenase deficiency. Blood. 2020;136(11):1225-1240.
- Rifai N, Horvath AR, Wittwer CT, eds. Tietz Textbook of Clinical Chemistry and Molecular Diagnostics. 7th ed. St. Louis: Elsevier; 2023.