Glikoliz ve Pirüvat Metabolizması
Glikoliz, glukozun sitozolde gerçekleşen on basamaklı enzimatik reaksiyonlar dizisiyle pirüvata kadar yıkıldığı temel karbonhidrat metabolizması yoludur. Bu süreçte bir glukoz molekülünden net 2 ATP, 2 NADH ve 2 pirüvat oluşur. Glikoliz hem aerobik hem de anaerobik koşullarda çalışabilir; özellikle eritrositler, hipoksik dokular ve hızlı enerji gereksinimi olan hücreler için önemlidir. Yolun temel düzenleyici enzimleri hekzokinaz/glukokinaz, fosfofruktokinaz-1 ve pirüvat kinazdır. Fosfofruktokinaz-1, glikolizin hız sınırlayıcı basamağıdır ve hücrenin enerji durumuna göre ATP, sitrat, AMP ve fruktoz-2,6-bisfosfat tarafından düzenlenir. Glikolizin son ürünü olan pirüvat, hücresel koşullara göre farklı yollara yönlendirilir. Aerobik koşullarda mitokondride pirüvat dehidrogenaz kompleksi aracılığıyla asetil-CoA’ya dönüşerek sitrik asit döngüsüne katılır. Anaerobik koşullarda veya mitokondrisi bulunmayan hücrelerde laktat dehidrogenaz aracılığıyla laktata indirgenir ve bu süreç NAD⁺ yenilenmesini sağlayarak glikolizin devam etmesine olanak tanır. Pirüvat ayrıca oksaloasetat ve alanin sentezinde de kullanılabilir. Glikoliz ve pirüvat metabolizması; enerji üretimi, laktat metabolizması, egzersiz fizyolojisi, hipoksi, diyabet, kanser metabolizması, laktik asidoz ve kalıtsal enzim eksiklikleri açısından temel klinik ve biyokimyasal öneme sahiptir.
Tanım ve Kapsam
Glikoliz, glukozun sitozolde gerçekleşen enzimatik reaksiyonlar dizisiyle pirüvata kadar yıkıldığı temel karbonhidrat metabolizması yoludur. Bu yolak, oksijen varlığından bağımsız olarak çalışabilir ve hücreye ATP ile NADH kazandırır. Glikoliz, tüm canlı hücrelerde bulunan en eski ve en korunmuş metabolik yollardan biridir. Özellikle eritrositler, renal medulla, kornea, lens, hızlı çoğalan hücreler ve hipoksik dokular için glikoliz hayati öneme sahiptir.
Pirüvat metabolizması ise glikolizin son ürünü olan pirüvatın hücresel koşullara göre farklı metabolik yollara yönlendirilmesini ifade eder. Pirüvat oksijen varlığında mitokondriye taşınarak pirüvat dehidrogenaz kompleksi aracılığıyla asetil-CoA’ya dönüştürülebilir. Asetil-CoA sitrik asit döngüsüne girerek enerji üretimine katkı sağlar. Oksijenin sınırlı olduğu veya mitokondri bulunmayan hücrelerde pirüvat laktata indirgenir. Ayrıca pirüvat, glukoneogenez için oksaloasetata karboksillenebilir veya bazı amino asit metabolizması reaksiyonlarına katılabilir.
Glikoliz ve pirüvat metabolizması; enerji üretimi, kan glukoz dengesi, laktat metabolizması, egzersiz fizyolojisi, hipoksi yanıtı, diyabet, kanser metabolizması, kalıtsal enzim eksiklikleri ve klinik biyokimya açısından merkezi bir konudur. Bu yolakların anlaşılması karbonhidrat metabolizmasının temel mantığını ve hücresel enerji üretiminin biyokimyasal temelini açıklar.
Temel Kavramlar
Glikoliz, bir glukoz molekülünün iki pirüvat molekülüne dönüştüğü on basamaklı sitozolik bir metabolik yoldur. Bu süreç iki ana evrede incelenir. İlk evre enerji yatırım evresidir. Bu evrede glukoz fosforillenir, izomerize edilir ve iki üç karbonlu moleküle ayrılmak üzere hazırlanır. İkinci evre enerji kazanım evresidir. Bu evrede ATP ve NADH üretilir.
Glikolizin net reaksiyonu genel olarak şu şekilde özetlenebilir: bir glukoz molekülünden iki pirüvat, iki ATP ve iki NADH oluşur. Glikolizde toplam dört ATP üretilir; ancak ilk basamaklarda iki ATP harcandığı için net kazanç iki ATP’dir. Ayrıca gliseraldehit-3-fosfat dehidrogenaz basamağında iki NADH oluşur.
Pirüvat, glikoliz ile birçok metabolik yol arasında bağlantı noktasıdır. Aerobik koşullarda pirüvat asetil-CoA’ya dönüşerek sitrik asit döngüsüne katılır. Anaerobik koşullarda pirüvat laktata indirgenir ve bu dönüşüm NAD⁺ yenilenmesini sağlar. Pirüvat ayrıca alanin aminotransferaz reaksiyonu ile alanine dönüşebilir veya pirüvat karboksilaz aracılığıyla oksaloasetata çevrilerek glukoneogeneze katkıda bulunabilir.
Moleküler Yapı ve Bileşenler
Glikolizin başlangıç substratı glukozdur. Glukoz altı karbonlu bir aldoheksozdur ve hücre içine girdikten sonra glukoz-6-fosfata dönüştürülür. Fosforilasyon, glukozu hücre içinde tutar ve metabolik yollara yönlendirilmesini sağlar. Glukoz-6-fosfat, glikoliz dışında glikojen sentezi ve pentoz fosfat yolu için de ortak başlangıç molekülüdür.
Glikolizde yer alan ara ürünler fosforillenmiş şeker fosfatlarıdır. Bu ara ürünler arasında glukoz-6-fosfat, fruktoz-6-fosfat, fruktoz-1,6-bisfosfat, dihidroksiaseton fosfat, gliseraldehit-3-fosfat, 1,3-bisfosfogliserat, 3-fosfogliserat, 2-fosfogliserat, fosfoenolpirüvat ve pirüvat bulunur. Fosforillenmiş ara ürünler hücre zarından kolayca çıkamaz ve bu durum glikolizin hücre içinde düzenli ilerlemesine katkı sağlar.
Pirüvat üç karbonlu alfa-keto asit yapısındadır. Merkezi karbonhidrat metabolizmasının önemli bir kavşak molekülüdür. Pirüvatın laktata, asetil-CoA’ya, oksaloasetata veya alanine dönüşebilmesi, hücrenin enerji durumu, oksijen varlığı, mitokondri fonksiyonu ve doku tipine bağlıdır.
Biyokimyasal / Moleküler Mekanizma
Glikoliz, glukozun hekzokinaz veya glukokinaz tarafından glukoz-6-fosfata dönüştürülmesiyle başlar. Hekzokinaz birçok dokuda bulunur ve glukoza yüksek afinite gösterir. Karaciğer ve pankreas beta hücrelerinde bulunan glukokinaz ise daha yüksek Km değerine sahiptir ve glukoz düzeyindeki artışlara duyarlı çalışır. Bu basamak ATP kullanır ve glikolizin geri dönüşümsüz basamaklarından biridir.
Glukoz-6-fosfat, fosfoglukoz izomeraz tarafından fruktoz-6-fosfata dönüştürülür. Fruktoz-6-fosfat, fosfofruktokinaz-1 aracılığıyla fruktoz-1,6-bisfosfata çevrilir. Bu basamak glikolizin hız sınırlayıcı ve en önemli düzenleyici basamağıdır. Fruktoz-1,6-bisfosfat daha sonra aldolaz enzimiyle gliseraldehit-3-fosfat ve dihidroksiaseton fosfata ayrılır. Trioz fosfat izomeraz, dihidroksiaseton fosfatı gliseraldehit-3-fosfata dönüştürerek iki molekül gliseraldehit-3-fosfatın enerji kazanım evresine girmesini sağlar.
Enerji kazanım evresinde gliseraldehit-3-fosfat dehidrogenaz, gliseraldehit-3-fosfatı 1,3-bisfosfogliserata oksitler ve NAD⁺’ı NADH’ye indirger. Fosfogliserat kinaz basamağında substrat düzeyinde fosforilasyonla ATP oluşur. Enolaz, 2-fosfogliseratı fosfoenolpirüvata dönüştürür. Pirüvat kinaz ise fosfoenolpirüvatı pirüvata çevirirken ATP üretir. Bu son basamak da geri dönüşümsüzdür ve glikolizin önemli düzenleyici noktalarından biridir.
Pirüvatın laktata dönüşümü laktat dehidrogenaz tarafından katalizlenir. Bu reaksiyonda NADH, NAD⁺’a oksitlenir. NAD⁺ yenilenmesi glikolizin anaerobik koşullarda devam etmesi için zorunludur. Pirüvatın asetil-CoA’ya dönüşümü ise mitokondride pirüvat dehidrogenaz kompleksi tarafından gerçekleştirilir. Bu reaksiyon oksidatif dekarboksilasyon niteliğindedir ve NADH üretir.
Metabolizma / Fizyoloji
Glikoliz hücrelerin hızlı ATP üretmesini sağlayan temel yoldur. Oksijen varlığında glikolizden oluşan pirüvat mitokondriye girer ve asetil-CoA üzerinden sitrik asit döngüsüne katılır. Bu durumda glukozdan enerji üretimi glikoliz, pirüvat oksidasyonu, sitrik asit döngüsü ve oksidatif fosforilasyonun birlikte çalışmasıyla gerçekleşir. Aerobik koşullarda glukozdan çok daha yüksek ATP verimi elde edilir.
Anaerobik koşullarda veya mitokondrisi bulunmayan hücrelerde pirüvat laktata dönüştürülür. Eritrositler mitokondri içermediği için enerji üretimini tamamen anaerobik glikolize dayandırır. Yoğun egzersiz sırasında iskelet kasında oksijen sunumu enerji gereksinimini karşılamakta yetersiz kalabilir ve laktat üretimi artar. Laktat daha sonra karaciğerde glukoneogenez için kullanılabilir. Bu döngü Cori döngüsü olarak adlandırılır.
Pirüvat metabolizması dokuya göre farklılık gösterir. Karaciğerde pirüvat glukoneogenez, asetil-CoA üretimi veya amino asit metabolizması için kullanılabilir. Kas dokusunda pirüvat enerji üretimi veya laktat oluşumu yönünde metabolize edilir. Pankreas beta hücrelerinde glukoz metabolizması ve pirüvat oksidasyonu ATP üretimini artırarak insülin salınım mekanizmasına katkı sağlar.
Düzenlenme Mekanizmaları
Glikoliz üç temel geri dönüşümsüz basamak üzerinden düzenlenir: hekzokinaz/glukokinaz, fosfofruktokinaz-1 ve pirüvat kinaz. Hekzokinaz, ürünü olan glukoz-6-fosfat tarafından inhibe edilir. Glukokinaz ise karaciğerde glukoz düzeyinin yüksek olduğu tokluk durumunda aktif çalışır ve insülin tarafından ekspresyonu artırılabilir.
Fosfofruktokinaz-1, glikolizin en önemli düzenleyici enzimidir. ATP ve sitrat bu enzimi inhibe ederken AMP ve fruktoz-2,6-bisfosfat aktive eder. Bu düzenleme, hücrenin enerji durumuna göre glikoliz hızını ayarlar. Fruktoz-2,6-bisfosfat karaciğerde glikoliz ve glukoneogenez arasındaki dengeyi belirleyen güçlü bir allosterik düzenleyicidir.
Pirüvat kinaz, fosfoenolpirüvatı pirüvata çeviren son geri dönüşümsüz glikoliz enzimidir. Fruktoz-1,6-bisfosfat tarafından ileri besleme aktivasyonuna uğrar. ATP ve alanin pirüvat kinazı inhibe edebilir. Karaciğer pirüvat kinazı glukagon etkisiyle fosforillenerek inhibe edilir; bu durum açlıkta glikolizin baskılanmasına ve glukoneogenezin desteklenmesine katkı sağlar.
Pirüvat dehidrogenaz kompleksi de sıkı biçimde düzenlenir. ATP, NADH ve asetil-CoA yüksek olduğunda kompleks inhibe edilir. ADP, pirüvat ve kalsiyum ise aktiviteyi artırabilir. Pirüvat dehidrogenaz kinaz kompleksi fosforilleyerek inaktive ederken, pirüvat dehidrogenaz fosfataz defosforilleyerek aktive eder. Bu düzenleme pirüvatın enerji üretimine mi yoksa başka yollara mı yönlendirileceğini belirler.
Görev Alan Enzimler, Proteinler ve Kofaktörler
Glikolizde görev alan temel enzimler hekzokinaz, glukokinaz, fosfoglukoz izomeraz, fosfofruktokinaz-1, aldolaz, trioz fosfat izomeraz, gliseraldehit-3-fosfat dehidrogenaz, fosfogliserat kinaz, fosfogliserat mutaz, enolaz ve pirüvat kinazdır. Bu enzimlerin ardışık çalışması glukozun pirüvata kadar yıkılmasını sağlar.
Pirüvat metabolizmasında laktat dehidrogenaz, pirüvat dehidrogenaz kompleksi, pirüvat karboksilaz ve alanin aminotransferaz temel enzimlerdir. Laktat dehidrogenaz pirüvat-laktat dönüşümünü katalizler. Pirüvat dehidrogenaz kompleksi pirüvatı asetil-CoA’ya dönüştürür. Pirüvat karboksilaz pirüvatı oksaloasetata çevirir ve biyotine bağımlıdır. Alanin aminotransferaz pirüvat ile alanin arasındaki amino grup transferini sağlar ve PLP kofaktörünü kullanır.
Glikoliz ve pirüvat metabolizmasında ATP, ADP, AMP, NAD⁺, NADH, Mg²⁺, tiamin pirofosfat, lipoat, FAD, koenzim A, NAD⁺, biyotin ve piridoksal fosfat gibi kofaktörler önemlidir. Pirüvat dehidrogenaz kompleksi özellikle çok sayıda koenzim gerektirir: TPP, lipoamid, FAD, NAD⁺ ve koenzim A bu kompleksin çalışması için gereklidir.
Doku, Organ ve Hücresel Dağılım
Glikoliz tüm hücrelerde sitozolde gerçekleşir. Ancak yolun fizyolojik önemi dokular arasında farklıdır. Eritrositler mitokondri içermediği için ATP üretimini tamamen glikolizden sağlar. Bu nedenle eritrositlerde glikoliz bozuklukları hemolitik anemiye yol açabilir. Beyin glukozu temel enerji kaynağı olarak kullanır ve glikoliz beyin enerji metabolizmasının önemli bir basamağıdır.
İskelet kası glikolizi egzersiz sırasında hızla aktive eder. Yoğun egzersizde anaerobik glikoliz ve laktat üretimi artabilir. Kalp kası normal koşullarda yağ asitleri ve oksidatif metabolizmayı yoğun kullanır; ancak glukoz ve laktat metabolizması da enerji dengesine katkı sağlar. Karaciğer glikoliz ve glukoneogenez arasında beslenme durumuna göre geçiş yapabilen merkezi bir organdır.
Pirüvatın mitokondriye taşınması mitokondriyal pirüvat taşıyıcısı aracılığıyla gerçekleşir. Pirüvat dehidrogenaz kompleksi mitokondri matriksinde bulunur. Pirüvat karboksilaz da mitokondride yer alır. Laktat dehidrogenaz ise sitozolde bulunur ve pirüvat-laktat dönüşümünü hücresel redoks durumuna göre yönetir.
Biyolojik Fonksiyonlar
Glikolizin en temel biyolojik fonksiyonu ATP üretimidir. Özellikle oksijenin sınırlı olduğu koşullarda veya mitokondri bulunmayan hücrelerde glikoliz vazgeçilmez enerji kaynağıdır. Glikoliz aynı zamanda NADH üretir ve hücresel redoks dengesinin bir parçası olarak işlev görür.
Glikoliz yalnızca enerji üretimi için değil, biyosentetik ara ürünlerin sağlanması için de önemlidir. Glikoliz ara ürünleri amino asit, lipid, nükleotid ve gliserol sentezine katkıda bulunabilir. Örneğin gliseraldehit-3-fosfat ve dihidroksiaseton fosfat çeşitli biyosentetik yollara bağlanabilir. 3-fosfogliserat serin biyosentezi için öncü olabilir. Pirüvat ise alanin sentezi ve asetil-CoA üretimi için kullanılır.
Pirüvat metabolizması hücrenin enerji durumuna göre esnek yanıt vermesini sağlar. Oksijen yeterliyse pirüvat asetil-CoA’ya dönüşerek oksidatif enerji üretimine katılır. Oksijen yetersizse laktat üretimi NAD⁺ yenilenmesini sağlar. Açlıkta veya glukoz gereksiniminde pirüvat oksaloasetata dönüştürülerek glukoneogeneze katkıda bulunabilir.
Klinik ve Patofizyolojik Önemi
Glikoliz ve pirüvat metabolizması bozuklukları enerji yetersizliği, laktik asidoz, hemolitik anemi, egzersiz intoleransı, nörolojik bulgular ve metabolik hastalıklarla ilişkilidir. Eritrositlerde glikoliz enzim eksiklikleri ATP üretimini azaltarak eritrosit membran bütünlüğünü bozar ve hemolize yol açabilir. Pirüvat kinaz eksikliği bu durumun klasik örneklerinden biridir.
Pirüvat dehidrogenaz kompleksi eksikliği, pirüvatın asetil-CoA’ya dönüşümünü azaltır. Bu durumda pirüvat laktata yönelir ve laktik asidoz gelişebilir. Enerji gereksinimi yüksek olan merkezi sinir sistemi özellikle etkilenebilir. Klinik bulgular arasında gelişimsel gecikme, nörolojik bozukluklar, hipotoni ve metabolik asidoz yer alabilir.
Kanser hücrelerinde glikoliz metabolizması farklılaşabilir. Birçok tümör hücresi oksijen varlığında bile glikolizi artırır ve laktat üretir. Bu durum Warburg etkisi olarak bilinir. Warburg etkisi yalnızca enerji üretimiyle değil, biyosentetik ara ürünlerin sağlanması ve tümör mikroçevresinin düzenlenmesiyle de ilişkilidir. Hipoksi koşullarında HIF-1 aracılığıyla glikoliz enzimlerinin ve glukoz taşıyıcılarının ekspresyonu artabilir.
Eksiklik, Fazlalık ve Bozukluk Durumları
Glikoliz enzimlerinin eksiklikleri genellikle enerji üretiminin azalmasına neden olur. Eritrositler mitokondri içermedikleri için bu eksikliklere çok duyarlıdır. Pirüvat kinaz eksikliği eritrosit ATP düzeyini azaltır ve kronik hemolitik anemiye neden olabilir. Fosfofruktokinaz eksikliği kas dokusunda glikoliz kapasitesini azaltarak egzersiz intoleransı ve kas krampları oluşturabilir.
Pirüvat metabolizması bozukluklarında laktat birikimi önemli bir bulgudur. Pirüvat dehidrogenaz eksikliği, mitokondriyal solunum zinciri bozuklukları, hipoksi, sepsis ve şok gibi durumlarda pirüvat laktata yönelir. Bu durum laktik asidoza neden olabilir. Laktat yüksekliği tek başına spesifik bir hastalık tanısı koydurmaz; ancak doku hipoksisi, mitokondriyal bozukluk veya metabolik stres göstergesi olabilir.
Glikolizin aşırı aktivasyonu da patofizyolojik önem taşır. Hızlı çoğalan hücrelerde, inflamatuvar hücrelerde ve kanser hücrelerinde glikoliz artabilir. Bu artış biyosentez için gerekli ara ürünleri ve hızlı ATP üretimini destekler. Ancak aşırı laktat üretimi doku mikroçevresinin asidikleşmesine ve metabolik dengesizliklere katkı sağlayabilir.
İlişkili Hastalıklar ve Klinik Tablolar
Glikoliz ve pirüvat metabolizmasıyla ilişkili hastalıklar arasında pirüvat kinaz eksikliği, fosfofruktokinaz eksikliği, pirüvat dehidrogenaz kompleksi eksikliği, mitokondriyal hastalıklar, laktik asidoz, diyabetik ketoasidoz, sepsis ve kanser metabolizması yer alır. Pirüvat kinaz eksikliği eritrositlerde ATP azalmasına bağlı hemolitik anemi ile karakterizedir.
Fosfofruktokinaz eksikliği, glikojen depo hastalığı tip VII olarak da bilinir ve kas glikolizinin bozulmasına yol açar. Egzersiz intoleransı, kas ağrısı ve miyoglobinüri görülebilir. Pirüvat dehidrogenaz kompleksi eksikliği ise karbonhidratların oksidatif enerji üretimine girişini sınırlar ve laktik asidozla ilişkili nörolojik tablo oluşturabilir.
Sepsis, şok, hipoksi ve ağır doku perfüzyon bozukluklarında laktat düzeyi artabilir. Bu artış anaerobik metabolizma, adrenerjik uyarı, mitokondriyal fonksiyon bozukluğu ve azalmış laktat klirensi gibi mekanizmaların birleşimiyle oluşabilir. Klinik pratikte laktat, hastalık şiddeti ve doku perfüzyonu hakkında bilgi veren önemli bir biyobelirteçtir.
Beslenme, İlaç ve Çevresel Faktörlerle İlişki
Diyet karbonhidratları glikoliz hızını etkileyen temel faktörlerden biridir. Karbonhidrat içeren öğünlerden sonra glukoz emilimi artar, insülin salgılanır ve birçok dokuda glukoz kullanımı yükselir. Egzersiz sırasında kas glikojeni ve kan glukozu glikoliz için önemli substrat kaynaklarıdır. Yüksek yoğunluklu egzersizde anaerobik glikoliz belirginleşir ve laktat üretimi artar.
Tiamin eksikliği pirüvat dehidrogenaz kompleksinin aktivitesini azaltabilir; çünkü TPP bu kompleks için zorunlu kofaktördür. Bu durumda pirüvat oksidatif yola yeterince giremez ve laktat oluşumu artabilir. Kronik alkol kullanımı, malnütrisyon ve bazı hastalık durumlarında tiamin eksikliği gelişebilir. Bu nedenle laktik asidoz ve nörolojik bulgularla seyreden bazı tablolar tiamin durumu açısından değerlendirilmelidir.
Bazı ilaçlar ve toksinler glikoliz veya pirüvat metabolizmasını etkileyebilir. Antiretroviral ilaçlar, metformin, linezolid ve bazı mitokondriyal toksinler laktat metabolizmasıyla ilişkilendirilebilir. Siyanür gibi elektron taşıma zincirini inhibe eden toksinler oksidatif fosforilasyonu durdurarak pirüvatın laktata yönelmesine neden olabilir. Hipoksi, yoğun egzersiz, sepsis ve şok gibi çevresel veya klinik stres durumları da glikoliz ve laktat metabolizmasını belirgin şekilde etkiler.
Kısaltmalar ve Açılımları
ATP: Adenozin Trifosfat
ADP: Adenozin Difosfat
AMP: Adenozin Monofosfat
NAD⁺: Nikotinamid Adenin Dinükleotid
NADH: İndirgenmiş Nikotinamid Adenin Dinükleotid
PFK-1: Fosfofruktokinaz-1
PEP: Fosfoenolpirüvat
LDH: Laktat Dehidrogenaz
PDH: Pirüvat Dehidrogenaz
PDK: Pirüvat Dehidrogenaz Kinaz
PDP: Pirüvat Dehidrogenaz Fosfataz
TPP: Tiamin Pirofosfat
FAD: Flavin Adenin Dinükleotid
CoA: Koenzim A
PLP: Piridoksal Fosfat
HIF-1: Hipoksiyle İndüklenen Faktör-1
TCA: Trikarboksilik Asit Döngüsü
G6P: Glukoz-6-Fosfat
F6P: Fruktoz-6-Fosfat
F1,6BP: Fruktoz-1,6-Bisfosfat
G3P: Gliseraldehit-3-Fosfat
DHAP: Dihidroksiaseton Fosfat
Kaynakça
- Nelson, D. L., Cox, M. M. Lehninger Principles of Biochemistry. W. H. Freeman.
- Berg, J. M., Tymoczko, J. L., Gatto, G. J., Stryer, L. Biochemistry. W. H. Freeman.
- Rodwell, V. W., Bender, D. A., Botham, K. M., Kennelly, P. J., Weil, P. A. Harper’s Illustrated Biochemistry. McGraw-Hill Education.
- Ferrier, D. R. Lippincott Illustrated Reviews: Biochemistry. Wolters Kluwer.
- Devlin, T. M. Textbook of Biochemistry with Clinical Correlations. Wiley-Liss.
- Boron, W. F., Boulpaep, E. L. Medical Physiology. Elsevier.
- Hall, J. E. Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology. Elsevier.
- Burtis, C. A., Ashwood, E. R., Bruns, D. E. Tietz Textbook of Clinical Chemistry and Molecular Diagnostics. Elsevier.