Amino Asitlerin Karbon İskeleti Metabolizması
Amino asitlerin karbon iskeleti metabolizması, amino asitlerden amino grubunun transaminasyon ve deaminasyon reaksiyonlarıyla uzaklaştırılmasından sonra geriye kalan azotsuz karbon yapılarının merkezi enerji metabolizmasına yönlendirilmesini ifade eder. Amino grubu çoğunlukla glutamat üzerinde toplanır, glutamatın oksidatif deaminasyonu ile NH4+ oluşabilir ve bu azot karaciğerde üre döngüsüyle uzaklaştırılır. Amino asidin karbon iskeleti ise pirüvat, oksaloasetat, α-ketoglutarat, süksinil-CoA, fumarat, asetil-CoA veya asetoasetat gibi temel ara ürünlere dönüşerek TCA döngüsü, glukoneogenez, ketogenez, enerji üretimi veya lipid sentezi yollarına katılır. Pirüvat ve TCA döngüsü ara ürünlerine dönüşen karbon iskeletleri glukojenik özellik gösterir ve özellikle açlıkta karaciğer ile böbrekte glukoz sentezine katkı sağlar. Asetil-CoA ve asetoasetata dönüşen karbon iskeletleri ise ketojenik özellik gösterir; keton cisimciği sentezi, enerji metabolizması veya lipid biyosenteziyle ilişkilidir. Lösin ve lizin yalnız ketojenik amino asitlerdir; izolösin, fenilalanin, tirozin, triptofan ve treonin hem glukojenik hem ketojenik ürünler oluşturabilir. Bu metabolik akış hücresel kompartımanlara göre düzenlenir: transaminasyon sitozol ve mitokondride, oksidatif deaminasyon mitokondri matriksinde, TCA bağlantıları çoğunlukla mitokondride, glukoneogenez karaciğer ve böbrekte sitozol-mitokondri koordinasyonuyla, ketogenez ise karaciğer mitokondrisinde gerçekleşir. Klinik olarak bu konu açlık, uzun süreli egzersiz, diyabet, ketoasidoz, karaciğer yetmezliği, hiperamonyemi, doğuştan amino asit metabolizma bozuklukları ve organik asidemilerle ilişkilidir. Laboratuvar değerlendirmede plazma amino asit profili, idrar organik asitleri, açilkarnitin profili, amonyak, üre/BUN, ALT, AST, glukoz, laktat, keton cisimcikleri, kan gazı ve elektrolitler birlikte yorumlanmalıdır.
Tanım
Amino asitlerin karbon iskeleti metabolizması, amino asitlerden amino grubunun uzaklaştırılmasından sonra geriye kalan azotsuz karbon yapılarının merkezi enerji metabolizmasına, glukoneogeneze, ketogeneze, lipid sentezine veya biyosentetik ara yollara yönlendirilmesini ifade eder. Amino asit katabolizmasında azot kısmı genellikle transaminasyon, deaminasyon ve üre döngüsü aracılığıyla uzaklaştırılırken; karbon iskeleti pirüvat, oksaloasetat, α-ketoglutarat, süksinil-CoA, fumarat, asetil-CoA veya asetoasetat gibi metabolik ara ürünlere dönüşür. Bu nedenle amino asitlerin karbon iskeleti metabolizması, protein metabolizmasını karbonhidrat ve lipid metabolizmasıyla birleştiren temel biyokimyasal kavşaklardan biridir. (PMC)
Karbon iskeletlerinin metabolik kaderi, amino asidin glukojenik, ketojenik veya hem glukojenik hem ketojenik özellik göstermesini belirler. Pirüvat veya TCA döngüsü ara ürünlerine dönüşen karbon iskeletleri glukoneogenez yoluyla glukoz sentezine katkı sağlayabilir. Asetil-CoA veya asetoasetata dönüşen karbon iskeletleri ise keton cisimciği sentezi, enerji üretimi veya lipid senteziyle ilişkilidir. Bu sınıflandırma özellikle açlık, uzun süreli egzersiz, diyabet, ketogenez, karaciğer metabolizması ve doğuştan amino asit metabolizma bozukluklarının anlaşılması açısından önemlidir. (NCBI)
Görsel Açıklaması
Görselde “Amino Asitlerin Karbon İskeleti Metabolizması Metabolik Yolağı” başlığı altında amino asitlerin önce amino grubundan ayrıldığı, ardından karbon iskeletlerinin farklı merkezi metabolizma ara ürünlerine dönüştüğü gösterilmektedir. Üst bölümde amino asitlerin transaminasyon ve deaminasyon basamaklarıyla azot kısmından ayrıldığı; amino grubunun glutamat, NH4+ ve üre döngüsü üzerinden uzaklaştırıldığı belirtilmiştir. Bu ayrım, amino asit metabolizmasında azotun güvenli biçimde detoksifiye edilmesi ile karbon iskeletlerinin enerji ve biyosentez yollarına yönlendirilmesinin iki ayrı fakat bağlantılı süreç olduğunu gösterir. (PMC)
Görselin ana bölümünde karbon iskeletlerinin yedi temel giriş noktası verilmiştir: pirüvat, oksaloasetat, α-ketoglutarat, süksinil-CoA, fumarat, asetil-CoA ve asetoasetat. Bu ara ürünler hücresel yerleşim açısından farklı kompartımanlarla ilişkilidir. Pirüvat sitozolde oluşabilir ve mitokondriye taşınarak asetil-CoA veya oksaloasetat metabolizmasına bağlanabilir. Oksaloasetat, α-ketoglutarat, süksinil-CoA ve fumarat TCA döngüsüyle ilişkili olarak başlıca mitokondri matriksinde değerlendirilir. Asetil-CoA mitokondride enerji üretimi ve ketogenez için, sitozolde ise sitrat aracılığıyla yağ asidi ve lipid sentezi için kullanılabilir. Asetoasetat ise özellikle karaciğer mitokondrisindeki ketogenez yoluyla ilişkilidir. (PMC)
Görselde glukojenik yol, pirüvat ve TCA ara ürünleri üzerinden oksaloasetata ve glukoneogeneze bağlanmıştır. Bu yol özellikle karaciğer ve böbrekte glukoz üretimiyle ilişkilidir. Ketojenik yol ise asetil-CoA ve asetoasetat üzerinden keton cisimciği sentezine yönelir. Karaciğer mitokondrisi keton cisimciği üretiminin temel yeridir; oluşan keton cisimcikleri periferik dokular tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Ayrıca asetil-CoA fazlalığı sitrat aracılığıyla sitozole taşınarak yağ asidi ve lipid sentezine de katkı sağlayabilir. (NCBI)
Alt bölümde amino asitler karbon iskeletlerinin metabolik sonucuna göre sınıflandırılmıştır. Lösin ve lizin yalnız ketojenik; izolösin, fenilalanin, tirozin, triptofan ve treonin hem glukojenik hem ketojenik; diğer birçok amino asit ise ağırlıklı olarak glukojenik özellik gösterir. Bu sınıflandırma temel metabolik yönelimi gösterir; bazı amino asitler birden fazla ara ürüne dönüşebildiği için metabolik bağlama göre farklı yollara katkı sağlayabilir. (NCBI)
Akademik Açıklama
Amino asit katabolizması çoğunlukla amino grubunun karbon iskeletinden ayrılmasıyla başlar. İlk basamak genellikle transaminasyondur. Bu reaksiyonlarda amino grup bir amino asitten α-keto aside aktarılır ve çoğunlukla glutamat oluşur. Glutamat daha sonra oksidatif deaminasyonla NH4+ oluşturabilir. Oluşan amonyum karaciğerde üre döngüsüne yönlendirilirken, amino asitten geriye kalan karbon iskeleti merkezi metabolizmaya katılır. Bu nedenle amino asit yıkımı yalnızca azot atılımı değil, aynı zamanda enerji ve karbon akışı açısından da değerlendirilmelidir. (PMC)
Karbon iskeleti metabolizmasının temel mantığı, amino asitlerden gelen karbon atomlarının hücrenin enerji durumuna göre farklı biyokimyasal yollara yönlendirilmesidir. Enerji gereksinimi yüksek olduğunda bu karbon iskeletleri TCA döngüsüne girerek NADH, FADH2 ve ATP üretimine katkı sağlayabilir. Açlık veya karbonhidrat yetersizliği durumunda glukojenik amino asitlerin karbon iskeletleri glukoneogenez yoluyla glukoz sentezinde kullanılabilir. Karbonhidrat kullanımının azaldığı, yağ asidi oksidasyonunun arttığı veya asetil-CoA birikiminin belirginleştiği durumlarda ise ketojenik karbon iskeletleri keton cisimciği sentezine katkı sağlayabilir. (PMC)
Glukojenik amino asitler, pirüvat veya TCA döngüsü ara ürünlerine dönüşerek oksaloasetat üzerinden glukoneogeneze bağlanabilir. Örneğin alanin pirüvata, aspartat oksaloasetata, glutamat α-ketoglutarata, valin süksinil-CoA’ya, fenilalanin ve tirozin ise fumarata katkı sağlayabilir. Bu ara ürünler metabolik koşullara göre TCA döngüsünde okside edilebilir veya glukoneogenez için kullanılabilir. Bu özellik, özellikle açlıkta kas kaynaklı amino asitlerin karaciğer ve böbrekte glukoz üretimine katkı sağlamasını açıklar. (NCBI)
Ketojenik amino asitler asetil-CoA veya asetoasetata dönüşür. Asetil-CoA memeli hücrelerinde net glukoz sentezi için doğrudan geri çevrilemediğinden, yalnız ketojenik amino asitler glukoneogenez açısından net karbon kaynağı oluşturmaz. Bunun yerine keton cisimciği sentezi, enerji üretimi veya lipid senteziyle ilişkilidir. Lösin ve lizin klasik olarak yalnız ketojenik amino asitlerdir. İzolösin, fenilalanin, tirozin, triptofan ve treonin ise hem glukojenik hem ketojenik ürünler oluşturabilir. (Elsevier eLibrary)
Metabolizma / Fizyoloji
Amino asitlerin karbon iskeleti metabolizması, hücresel kompartımanlaşma ile yakından ilişkilidir. Transaminasyon reaksiyonları hem sitozolde hem de mitokondride gerçekleşebilir. Deaminasyonun önemli bir örneği olan glutamatın oksidatif deaminasyonu ise mitokondri matriksinde glutamat dehidrogenaz aracılığıyla gerçekleşir. Bu basamak, amino azotunun NH4+ formunda serbestleşmesi ve α-ketoglutaratın TCA döngüsüne geri kazandırılması açısından önemlidir. (PMC)
Pirüvat, birçok amino asidin karbon iskeletinin önemli giriş noktalarından biridir. Alanin, serin, glisin, sistein, treonin ve triptofan gibi amino asitler pirüvat yönünde metabolize olabilir. Pirüvat sitozolik glikolizle ilişkili bir ara ürün olmakla birlikte mitokondriye taşınarak asetil-CoA’ya dönüştürülebilir veya pirüvat karboksilaz aracılığıyla oksaloasetat oluşumuna katkı sağlayabilir. Böylece pirüvat hem enerji üretimi hem de glukoneogenez için kritik bir bağlantı noktasıdır. (NCBI)
Oksaloasetat, α-ketoglutarat, süksinil-CoA ve fumarat TCA döngüsü ara ürünleri olarak amino asit karbon iskeletlerinin mitokondriyal enerji metabolizmasına katılmasını sağlar. Aspartat ve asparajin oksaloasetata; glutamat, glutamin, prolin, arjinin ve histidin α-ketoglutarata; valin, izolösin, metiyonin ve treonin süksinil-CoA’ya; fenilalanin ve tirozin fumarata dönüşebilir. Bu ara ürünler TCA döngüsünde oksidatif enerji üretimine katılabilir veya glukoneogenez için oksaloasetat havuzunu destekleyebilir. (NCBI)
Asetil-CoA ve asetoasetat, ketojenik amino asitlerin başlıca ürünleridir. Lösin ve lizin yalnız ketojenik kabul edilir; izolösin, fenilalanin, tirozin, triptofan ve treonin ise hem glukojenik hem ketojenik ürünler oluşturabilir. Asetil-CoA karaciğer mitokondrisinde keton cisimciği sentezine katılabilir. Aynı zamanda sitrat şeklinde sitozole taşındığında yağ asidi ve kolesterol sentezi gibi lipid biyosentez süreçlerine katkı sağlayabilir. (Elsevier eLibrary)
Fizyolojik açıdan karbon iskeleti metabolizması beslenme durumuna göre değişir. Toklukta amino asit karbon iskeletleri enerji üretimi veya biyosentez için kullanılabilir. Uzamış açlıkta glukojenik amino asitlerin karbon iskeletleri karaciğer ve böbrekte glukoz üretimine katkı sağlar. Kontrolsüz diyabet veya uzun süreli karbonhidrat yetersizliği gibi durumlarda ketojenik akış ve keton cisimciği üretimi artabilir. Bu süreçler karbonhidrat, lipid ve protein metabolizmasının birbirinden bağımsız değil, bütünleşmiş şekilde çalıştığını gösterir. (NCBI)
Görev Alan Enzimler ve Proteinler
Amino asit karbon iskeleti metabolizmasının ilk basamağında çoğunlukla aminotransferazlar görev alır. Alanin aminotransferaz ve aspartat aminotransferaz gibi enzimler, amino gruplarını amino asitlerden α-keto asitlere aktarır. Bu reaksiyonlar karbon iskeletinin α-keto asit formuna geçmesini sağlar ve amino azotunu glutamat veya aspartat gibi taşıyıcı moleküller üzerinde toplar. Aminotransferazlar çoğunlukla piridoksal fosfat bağımlıdır.
Glutamat dehidrogenaz, glutamatın oksidatif deaminasyonunu katalizleyerek α-ketoglutarat ve NH4+ oluşturur. Bu enzim mitokondri matriksinde görev yapar ve amino asit metabolizmasını TCA döngüsüyle doğrudan ilişkilendirir. α-ketoglutarat TCA döngüsüne dönerken NH4+ karaciğerde üre döngüsüne yönlendirilir. Böylece hem karbon hem azot akışı eş zamanlı olarak düzenlenir. (PMC)
Glukojenik karbon iskeletlerinin glukoneogeneze bağlanmasında pirüvat karboksilaz, fosfoenolpirüvat karboksikinaz, fruktoz-1,6-bisfosfataz ve glukoz-6-fosfataz gibi glukoneogenez enzimleri dolaylı olarak önemlidir. Amino asitlerden gelen karbon iskeletleri pirüvat veya TCA ara ürünlerine dönüştükten sonra bu enzimler aracılığıyla glukoz sentezine bağlanabilir. Glukoneogenez özellikle karaciğer ve böbrekte belirgindir. (NCBI)
Ketojenik karbon iskeletlerinin metabolizmasında asetil-CoA ve asetoasetat oluşumuna katkı sağlayan spesifik amino asit katabolizma enzimleri görev alır. Lösin, lizin, fenilalanin, tirozin, triptofan ve izolösin metabolizmasındaki özgül enzimler asetil-CoA veya asetoasetat üretimine katkı sağlayabilir. Karaciğer mitokondrisinde ketogenez enzimleri, asetil-CoA fazlalığını asetoasetat, β-hidroksibütirat ve asetona yönlendirebilir. (Elsevier eLibrary)
Amino asit karbon iskeletlerinin düzenlenmesinde taşıyıcı proteinler de önemlidir. Pirüvat, malat, sitrat ve bazı amino asit ara ürünlerinin mitokondri-sitozol arasında taşınması, metabolik akışın hangi yöne ilerleyeceğini etkiler. Oksaloasetat mitokondri iç zarını doğrudan serbestçe geçemediği için malat veya aspartat gibi taşıyıcı formlar üzerinden sitozolik glukoneogenezle bağlantı kurar. Bu nedenle hücresel kompartımanlar arasındaki metabolit taşınması, karbon iskeleti metabolizmasının anlaşılmasında kritik öneme sahiptir.
Klinik Önemi
Amino asitlerin karbon iskeleti metabolizması klinik olarak açlık, diyabet, karaciğer hastalıkları, doğuştan metabolizma bozuklukları ve katabolik stres durumlarıyla yakından ilişkilidir. Uzamış açlıkta kas proteinlerinden elde edilen glukojenik amino asitler karaciğer ve böbrekte glukoneogenez için substrat sağlar. Bu süreç kan glukozunun korunmasına katkıda bulunur; ancak uzun süreli ve ağır katabolizmada kas kaybı ve negatif azot dengesi gelişebilir. (NCBI)
Kontrolsüz diyabet ve uzun süreli karbonhidrat yetersizliğinde ketojenik akış belirginleşebilir. Bu koşullarda yağ asidi oksidasyonu temel keton kaynağı olsa da ketojenik amino asitlerden gelen asetil-CoA ve asetoasetat da keton cisimciği havuzuna katkı sağlayabilir. Keton cisimciği artışı fizyolojik açlıkta adaptif bir enerji kaynağı olabilirken, kontrolsüz diyabette ketoasidoz gibi patolojik sonuçlara yol açabilir. (Elsevier eLibrary)
Karaciğer hastalıkları, amino asit karbon iskeleti metabolizmasını birkaç düzeyde etkileyebilir. Karaciğer glukoneogenez, ketogenez, amino asit dönüşümleri ve üre döngüsünün merkezi organıdır. Bu nedenle ileri karaciğer yetmezliğinde glukoz üretimi, amonyak detoksifikasyonu, amino asit profili ve enerji metabolizması birlikte bozulabilir. Laboratuvar yorumunda ALT, AST, bilirubin, albümin, INR, amonyak, üre/BUN ve glukoz birlikte değerlendirilmelidir.
Doğuştan amino asit metabolizma hastalıklarında karbon iskeletlerinin belirli bir katabolik basamağı bloke olabilir. Fenilketonüri, akçaağaç şurubu idrar hastalığı, tirozinemi, alkaptonüri, organik asidemiler ve bazı üre döngüsü bozuklukları bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu hastalıklarda ilgili amino asit veya ara metabolitlerin birikimi nörolojik hasar, karaciğer etkilenimi, metabolik asidoz, hiperamonyemi veya enerji metabolizması bozukluklarıyla sonuçlanabilir. (NCBI)
Metabolik Aktiviteyi Artıran Koşullar
Amino asit karbon iskeleti metabolizması, enerji ihtiyacının arttığı veya karbonhidrat kaynaklarının yetersiz kaldığı durumlarda belirginleşir. Uzamış açlık, uzun süreli egzersiz, düşük karbonhidrat alımı, kontrolsüz diyabet, travma, yanık, sepsis ve cerrahi stres gibi durumlarda amino asit katabolizması artabilir. Bu koşullarda amino asitlerin karbon iskeletleri enerji üretimi, glukoneogenez veya ketogenez için daha fazla kullanılır. (NCBI)
Açlıkta glukojenik amino asitlerin karaciğer ve böbrekte glukoneogeneze katkısı artar. Özellikle kas kaynaklı alanin ve glutamin, karbon ve azot taşınmasında önemli rol oynar. Alanin pirüvat üzerinden glukoz sentezine katkı sağlayabilir; glutamin ise böbrekte hem glukoneogenez hem de NH4+ üretimiyle asit-baz dengesine katkıda bulunabilir.
Ketojenik karbon iskeleti kullanımı, asetil-CoA birikiminin ve ketogenez ihtiyacının arttığı durumlarda belirginleşir. Açlık, düşük insülin-yüksek glukagon durumu ve kontrolsüz diyabet, keton cisimciği sentezini artırabilir. Bu durumda asetil-CoA’nın TCA döngüsüne tam olarak girmesi sınırlanabilir ve asetil-CoA ketogenez yönüne kayabilir. (Elsevier eLibrary)
Metabolik Aktiviteyi Azaltan Koşullar
Amino asit karbon iskeleti metabolizması, ağır malnütrisyon, düşük protein alımı, ileri karaciğer yetmezliği, mitokondriyal hastalıklar, vitamin kofaktör eksiklikleri ve doğuştan enzim kusurlarında azalabilir veya patolojik şekilde bloke olabilir. Düşük protein alımında amino asit havuzu daralır ve karbon iskeleti akışı azalabilir; ancak ağır katabolik stres varsa kas protein yıkımı nedeniyle amino asit akışı yeniden artabilir.
Karaciğer yetmezliğinde glukoneogenez, ketogenez ve amino asit katabolizması koordineli biçimde bozulabilir. Bu durumda karbon iskeletlerinin uygun ara ürünlere dönüşümü ve azotun güvenli uzaklaştırılması etkilenir. Sonuç olarak hipoglisemi, hiperamonyemi, amino asit dengesizliği ve enerji metabolizması bozuklukları görülebilir.
Mitokondriyal bozukluklarda TCA döngüsü, oksidatif fosforilasyon, bazı amino asit katabolizma basamakları ve ketogenez etkilenebilir. Vitamin B6 eksikliği PLP bağımlı transaminasyon reaksiyonlarını; B12 eksikliği propiyonil-CoA üzerinden süksinil-CoA’ya bağlanan bazı metabolik akışları; biotin eksikliği ise karboksilaz reaksiyonlarını etkileyebilir. Bu nedenle vitamin ve kofaktör durumları, karbon iskeleti metabolizmasının düzgün çalışması için önemlidir.
Laboratuvar Yorumu
Amino asit karbon iskeleti metabolizmasının laboratuvar değerlendirmesinde tek bir parametre yeterli değildir. Plazma amino asit profili, belirli amino asitlerin artışı veya azalması üzerinden doğuştan metabolizma bozuklukları, katabolik stres veya beslenme durumuna ilişkin bilgi verebilir. Fenilalanin, tirozin, dallı zincirli amino asitler, metiyonin, homosistein ve glutamin gibi amino asitler klinik bağlama göre özellikle önem taşıyabilir.
İdrar organik asitleri, karbon iskeleti katabolizmasındaki ara metabolit birikimlerini gösterebilir. Organik asidemilerde veya amino asit katabolizma bozukluklarında özgül organik asit paternleri tanısal ipuçları sağlayabilir. Açilkarnitin profili de özellikle organik asidemi, yağ asidi oksidasyon bozuklukları ve bazı amino asit katabolizma kusurlarının ayırıcı değerlendirmesinde kullanılabilir. (PMC)
Amonyak, amino asit katabolizmasının azot kolu hakkında bilgi verir. Karbon iskeleti metabolizması tek başına değerlendirilmemelidir; çünkü amino asit yıkımı sırasında azot uzaklaştırılması da eş zamanlı gerçekleşir. Hiperamonyemi, üre döngüsü bozukluğu, karaciğer yetmezliği veya organik asidemi gibi durumlarda görülebilir ve acil klinik değerlendirme gerektirebilir.
Üre/BUN, ALT, AST, glukoz, laktat, keton cisimcikleri, kan gazı ve elektrolitler klinik tabloya göre birlikte yorumlanmalıdır. Glukoz ve keton cisimcikleri karbon iskeletlerinin glukoneogenez veya ketogenez yönündeki kullanımını dolaylı olarak gösterebilir. Laktat, kan gazı ve elektrolitler ise enerji metabolizması, asit-baz dengesi ve metabolik krizlerin değerlendirilmesinde önemlidir.
Kısaltmalar ve Açılımları
AA: Amino asit
TCA: Trikarboksilik asit döngüsü / Sitrik asit döngüsü
OAA: Oksaloasetat
α-KG: Alfa-ketoglutarat
CoA: Koenzim A
Asetil-CoA: Asetil koenzim A
NH3: Amonyak
NH4+: Amonyum
BUN: Blood Urea Nitrogen / Kan üre azotu
ALT: Alanin aminotransferaz
AST: Aspartat aminotransferaz
GDH: Glutamat dehidrogenaz
PLP: Piridoksal fosfat
PEPCK: Fosfoenolpirüvat karboksikinaz
ATP: Adenozin trifosfat
NADH: İndirgenmiş nikotinamid adenin dinükleotid
FADH2: İndirgenmiş flavin adenin dinükleotid
BCAA: Branched-Chain Amino Acids / Dallı zincirli amino asitler
MSUD: Maple Syrup Urine Disease / Akçaağaç şurubu idrar hastalığı
Kaynakça
- Chandel NS. Amino Acid Metabolism. Cold Spring Harbor Perspectives in Biology. 2021. (PMC)
- Shen F, et al. Biochemistry, Amino Acid Synthesis and Degradation. StatPearls, NCBI Bookshelf. (NCBI)
- Gurina TS, Simms L. Biochemistry, Protein Catabolism. StatPearls, NCBI Bookshelf. (NCBI)
- Melkonian EA, et al. Physiology, Gluconeogenesis. StatPearls, NCBI Bookshelf. (NCBI)
- Rawitch AB. Biosynthesis and Degradation of Amino Acids. Elsevier eLibrary. (Elsevier eLibrary)
- Torres N, et al. Amino Acid Catabolism: An Overlooked Area of Metabolism. 2023. (PMC)